Gittikçe çeşitlenen iş ikliminde, Çeşitlilik, Hakkaniyet ve Kapsayıcılık (Diversity, Equity, and Inclusion – kısaca DEI) temaları, iş dünyasının gündeminde ilgi gösterilen bir konu olarak yer almaya başladı. Bugün birçok organizasyon, DEI çalışmalarının tüm paydaşları nezdinde anlamlı etkiler yaratmaya başladığını ve bir rekabet avantajı sağladığını kavrıyor. DEI, sadece yukarıdan aşağıya bir girişim değil. Yöneticiler işe alma ve terfi kararlarını verirken çeşitliliği göz önünde bulundururken, ürün geliştiriciler yeni ürünleri pazara sunmadan yeterince temsil edilmeyen grupların ihtiyaçlarını anlamaya yöneliyor, insan kaynakları anlamlı bir iş iklimi için kucaklayıcı bir dilin vazgeçilmezliğini kabul ediyor. Yanlılıkların bir kenara bırakılıp herkesin karar alma mekanizmalarında gerçek anlamıyla söz sahibi olabildiği, eşitsizlik ve ayrımcılık ile mücadele edebilen hakkaniyetli kurumlar olabilmek kolay değil ve fakat mümkün. 

People Make The Brand 10. yılında, izleyicilerini daha eşit bir yaşamın önkoşulu olan farklılarımızı kucaklamak ve birbirimizi anlamaya giden yolda hakkaniyetin önemini konuşmak için kurumlardan uygulayıcılar, akademik çevreden uzmanlar ve gerçek yaşamdan hikayelerin bir araya geldiği bir diyalog ortamı inşa ediyor.